Türk ve İslam Eserleri Müzesi
Fatih · Sultanahmet · İstanbul
Sultanahmet Meydanı'nın batı kenarındaki İbrahim Paşa Sarayı'nda kurulu, 1914'te açılmış müze. Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan halı koleksiyonu dünyanın en önemlileri arasında sayılır; el yazmaları, ahşap ve cam eserlerle etnografya bölümü de gezilir.
Ziyaret bilgileri
- Ziyaret saatleri
- 09:00 – 18:45
- Giriş ücreti
- €17,00
- Semt
- Sultanahmet
- Engelli erişimi
- Kısmen
Şu an kapalı
≈ ₺957,66
Ana binadaki kat bağlantılarında engelli taşıyıcı sistem vardır ve sergi salonlarının büyük bölümü tek kottan gezilir. Yapı on altıncı yüzyıldan kalma bir saray olduğu için salonlar arasında eşik ve basamak farkları sürer; meydana bakan avlu taş döşelidir.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ne genel bakış
Müze 1914'te Evkaf-ı İslamiye Müzesi adıyla, Süleymaniye Külliyesi'nin imaret binasında kuruldu; Osmanlı'nın açtığı son müzedir ve Türk ile İslam sanatını tek çatı altında toplayan ilk örnektir. Koleksiyon 1983'te bugünkü yerine, Sultanahmet Meydanı'nın batı kenarındaki İbrahim Paşa Sarayı'na taşındı. Yapı uzun bir onarımın ardından 2014'te yeniden ziyarete açıldı.
Müzenin bulunduğu saray, Kanuni Sultan Süleyman'ın sadrazamı Pargalı İbrahim Paşa için on altıncı yüzyılın başında yapıldı ve döneminin en büyük özel konutuydu. Meydana bakan kemerli cephesi, hipodromdaki törenleri izlemeye elverişli konumu ve tonozlu büyük salonlarıyla yapının kendisi de sergilenen eserler kadar ilgi çeker. Koleksiyon Emeviler'den Abbasiler'e, Selçuklu'dan Memlük ve Safevi'ye, oradan Osmanlı'ya uzanan geniş bir dönemi kapsar.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde ne görülür
Müzenin asıl ünü halı koleksiyonundandır; on üçüncü yüzyıla tarihlenen Selçuklu halıları burada korunur ve bu parçalar dünyada bir arada bulunan en eski halı topluluğu sayılır. Uşak halıları, hayvan figürlü örnekler ve Avrupa resimlerinde görüldüğü için ressam adlarıyla anılan tipler ayrı salonlarda asılıdır. Işık halıları yıpratmadığı için salonlar bilinçli olarak loş tutulur.
Halıların yanında tezhipli Kur'an nüshaları, hat levhaları, tuğralı fermanlar ve ciltleriyle el yazmaları sergilenir. Selçuklu ahşap işçiliğinden kalma oymalı kapı kanatları, cam kandiller, çini panolar ve tunç kaplar ayrı bölümlerdedir. Alt kattaki etnografya bölümü sergileme mantığını değiştirir: Anadolu'daki göçebe yaşamı canlandıran kara çadır, dokuma tezgâhı ve yer sofrası kurulmuş hâlde durur, yanı sıra farklı bölgelerden ev içi düzenleri gösterilir. Saray dokusunun en etkileyici bölümü, halıların asıldığı tonozlu büyük divanhanedir.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ne ne zaman gitmeli?
Müzenin kapalı günü yoktur; her gün dokuzda açılır ve akşam üstü kapanır. En sakin dilim açılışın ilk saatidir, tur grupları genellikle on birden sonra gelir. Gezinin bir buçuk saat kadar sürdüğü düşünülürse ziyareti kapanıştan en az iki saat önce başlatmak gerekir; gişe kapanıştan önce bilet satışını durdurur.
Müze kapalı bir mekân olduğu için hava koşulundan etkilenmez, yağmurlu bir günü değerlendirmenin iyi yollarındandır. Aynı meydandaki Ayasofya ile Sultanahmet Camii'nin çok kalabalık olduğu öğle saatlerini burada geçirmek de işe yarar. Yaz döneminde bazı akşamlar ayrı biletle gece ziyareti düzenlenir.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ne ulaşım
T1 tramvayının Sultanahmet durağı müzeye üç dakika yürüme mesafesindedir; giriş, Sultanahmet Meydanı'nın batı kenarındaki avludan yapılır. Marmaray ile gelenler Sirkeci'de inip on dakika yürür. Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı ve Sultanahmet Camii'nin her biri beş dakikalık yürüyüş uzaklığındadır.
Bilet gişeden ya da çevrim içi alınır; Müzekart ile İstanbul Müze Kart geçerlidir, on sekiz yaş altı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ücretsiz girer. Girişte güvenlik kontrolü vardır ve büyük sırt çantaları vestiyere bırakılır. Salonlar halıları korumak için loş tutulduğundan flaşlı çekim yapılmaz. Sesli rehber hizmeti vardır; müzenin meydana bakan terasındaki kafeden hipodromun anıtları görülür.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi nerede?
Müze, Sultanahmet Meydanı'nın batı kenarında, meydana bakan İbrahim Paşa Sarayı'nda yer alır. Doğusunda hipodromun anıtlarıyla Sultanahmet Camii, kuzeydoğusunda Ayasofya ile Yerebatan Sarnıcı vardır. Yapı meydandan birkaç metre yüksekte durur; arka cephesi Binbirdirek yönündeki yamaca bakar ve terasından meydanın tamamı görülür.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi hakkında sıkça sorulan sorular
Müzenin kapalı günü var mı?
Hayır, müze haftanın yedi günü açıktır ve haftalık kapalı günü yoktur; bu yönüyle salı günleri kapalı olan Topkapı Sarayı'ndan ayrılır. Kapılar sabah dokuzda açılır, gişe kapanış saatinden önce bilet satışını durdurur. Programı kapanıştan en az iki saat önce başlatmak gerekir.
Giriş ücreti ne kadar?
Tam bilet 17 eurodur ve gişeden ya da çevrim içi alınır. Müzekart, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için geçerlidir; on sekiz yaş altı TC vatandaşları ücretsiz girer. İstanbul Müze Kart da kabul edilir. Tarife yıl içinde değişebildiğinden gelmeden önce güncel fiyatı kontrol etmek yerinde olur.
Müzede en çok ne görülür?
Koleksiyonun çekirdeği halılardır; on üçüncü yüzyıl Selçuklu halıları, Uşak halıları ve hayvan figürlü örnekler ayrı salonlarda asılıdır. Tezhipli Kur'an nüshaları, hat levhaları, Selçuklu ahşap kapıları ve cam kandiller diğer başlıklardır. Alt kattaki etnografya bölümünde kurulu kara çadır ve dokuma tezgâhı gezilir.
Gezmek ne kadar sürer?
Salonların tamamı için bir buçuk saat yeterlidir; halı bölümünde ayrıntıya girilirse süre iki saate çıkar. Etnografya bölümü yarım saat ister. Aynı meydandaki Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Yerebatan Sarnıcı ile birlikte program bütün günü doldurur.
Neden salonlar bu kadar loş?
Işık halıların yününü ve boyasını zamanla soldurduğu için sergi salonları bilinçli olarak düşük aydınlatmayla tutulur, aynı gerekçeyle flaşlı çekim yasaktır. Gözün karanlığa alışması birkaç dakika sürer. El yazması ve tekstil bölümlerinde de aynı koruma ilkesi uygulanır.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi engelli erişimine uygun mu?
Kısmen: alanın bir bölümü tekerlekli sandalyeyle gezilebiliyor. Ana binadaki kat bağlantılarında engelli taşıyıcı sistem vardır ve sergi salonlarının büyük bölümü tek kottan gezilir. Yapı on altıncı yüzyıldan kalma bir saray olduğu için salonlar arasında eşik ve basamak farkları sürer; meydana bakan avlu taş döşelidir.